W ile Başlayan İngilizce Deyimler

İngilizce Türkçe deyimler. Türkçe deyimlerin İngilizce karşılıkları. Günlük hayatta kullanılan tüm deyimler.

*

A word to the wise.
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.
Arif olan anlar.

Walk/tread on air
Sevincinden havalara uçmak, etekleri zil çalmak, ayakları yere değmemek

Welcome with open arms
Memnuniyetle karşılamak, kucak açmak

What can’t be cured must be endured.
Başa gelen çekilir.

What can you expect from a pig but a grunt?
Eşeğe cilve yap demişler, çifte atmış.
Eşeğe marifetini göster demişler, yıkılıp ağnamış.

What is bred in the bone will never come out of the flesh.
Armut dalının dibine düşer.

What’s done cannot be undone.
Geçmişe mazi, yenmişe kuzu derler.

What one fears always happens.
Sakınılan göze çöp batar.

What the eye doesn’t see, the heart doesn’t grieve over.
Göz görmeyince gönül katlanır.

When in Rome do as the Romans do.
Ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin.

When the balloon goes up
Korkulan başa gelince, korkulan olunca

When the cat’s away, the mice will play.
Kedinin olmadığı yerde fareler cirit atar.

Where there is a will there is a way.
Meramın elinden bir şey kurtulmaz.

Whet someone’s appetite
İştahını kabartmak

While there is life, there is hope.
Çıkmayan canda ümit vardır.

White lie
Beyaz yalan, masum yalan

White-wash
Örtbas etmek, temize çıkarmak, aklamak

Who pays the piper calls the tune.
Parayı veren düdüğü çalar.

Win one’s colours
Kendini ispatlamak

With flying colours
Üstün bir başarıyla

Words cut more than swords.
Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez.

Would give one’s right arm
Çok istemek, canını vermek

Wouldn’t touch with a bargepole
Elini sürmemek, yanına yanaşmamak, uzak durmak

Bir önceki yazımız olan V ile Başlayan İngilizce Deyimler başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İngilizce Deyimler ve Atasözleri. Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir