İngilizce konuşma Cümleleri , Türkçesi , İngilizcesi , Okunuşu

Günlük dilde çok sık geçen konuşmaların İngilizce’ye çevirisi ve telaffuzuyla ilgili hazırlanan çok yararlı bir çalışma. Yurt dışında kısa süreli kalacaklar, turistlerle iletişim kurmak isteyenler ve İngilizce’yi kısa yoldan öğrenmek isteyenler için. Bu bölümde yemek, sağlık, boş zaman ve sorunlarla ilgili cümleler mevcuttur.

Türkçe İngilizce
Yazılışı Okunuşu
YEMEK
Aperatif bir şeyler almak istiyorum. I’d like an appetiser. Ayd layk en epıtayzır.
Bir şeyler içmeye gidelim mi? Shall we go for a drink? Şel vi go for e drink?
Sadece bir kahve alacağım. I’ll just have a coffee. Ayl cast hev e kafi.
Susadım. I’m thirsty. Aym törzdi.
Kahvaltı yapacağım. I’d like to have breakfast. Ayd layk tu hev brekfıst.
Meyve suyu / portakal suyu / domates suyu A fruit juice / an orange juice / tomato juice E frut cuys / en orınç cuys / tomeyto cuys.
Yumurta / jambonlu omlet / baconlu omlet / haşlanmış yumurta. One egg / ham and eggs / bacon and eggs / boiled egg. Van eg / hem end egs / beykın end egs / boylıd eg.
…verir misiniz? May I have … please? Mey ay hev … pliyz?
Bir kahve. A coffee. E kafi.
Soğuk / sıcak Cold / hot Kold / hat
Tuz / karabiber Salt / pepper Solt / pepır
… getirir misin? Can you bring me… Ken yu bring mi…
Tabak / bıçak A plate / a knife E pleyt / e nayf
Kaşık / çatal A spoon / a fork E spuun / e fork
Peynir / jambon / Salam Cheese / ham / salami Çiz / heam / sılami
Üç fincan kakao Three cups of chocolate Tri kaps ov çaklıt.
Bize çok pahalı olmayan, iyi bir restoran önerebilir misiniz? Can you recommend a good reasonable restaurant? Ken yu rikımmend e gud rizınıbıl restoran?
Buralarda restoran var mı? Is there a restaurant here? İz der e restoran hiyır?
Geleneksel yemeklerin olduğu. Traditional cooking. Tredişinıl kuking.
Yöresel yemekleriniz var mı? Do you have any regional specialities? Du yu hev eni recinıl speşılitiyiz?
Müzikli restoran. A restaurant with music. E restoran vit musik.
Piyasa restorandı. A restaurant where trendy people meet. E restoran ver trendli piypıl mit.
Ne alırdınız? What will you have? Vat vil yu hev?
… yiyecekler yememem lazım. I have to stay away from dishes with…. Ay hev tu sıtey ıvey from dişız vit
Tatlı olarak… istiyorum. May I have … instead of the dessert Mey ay hev .. ins-ted ov dı dizört?
Siz ne önerirsiniz? What do you recommend? Vat du yu rikommend?
Ne içerdiniz? What will you drink? Vat vil yu dirink?
Balık istiyorum. I’d like some fish. Ayd layk sam fiş.
Deniz ürünü olarak neyiniz var? What kind of sea food do you have? Vat kaynd ov se fud du yu hev?
Nasıl arzu edersiniz? How would you like it? Hav vuç yu layk it
Sığır eti/dana eti/ kuzu eti/ domuz eti/ pirzola/ biftek/ but/ köfte/ fileto Beef / veal / lamb / pork / chops / tenderloin / steak / leg / meatballs / fillet Bif / viyl / lemp / purk / şaps / tendırlın / stik / leg / mitbols / filıt
Etinizi nasıl istersiniz? How would you like the meat done? Hav vuc yu layk dı met dan?
Haşlanmış/ ağır ateşte pişmiş/ şiş/ kebap/ fırında/ ızgara/ güveç/ rosto Boiled / braised / spit-roasted / kebab / oven roasted / grilled / casserole / roast Boylıd / braysd / spit-rostıd / kebap / ovın / rostıd / grild / kasırol / rost
Başka bir şey arzu eder misiniz? Anything else? Eniting els?
Hesabı alabilir miyim? May I have the bill? Mey ay hev dı bil?
Ayrı ayrı ödeyeceğiz We would like to pay separately Vi vud layk tu pey sepırıtli.
SAÐLIK
Başınızı kaldırın. Raise your head Rayz yor hed.
Başınızı eğin. Bend forward Bent forvırd.
Başınızı çevirin Turn round Törn ravnd.
Uzanın Lie down Lay davn.
Rahatlayın Relax Rıleks.
En yakın nöbetçi eczane nerede? Where’s the drugstore? Verz dı dragstor?
Nezleye / öksürüğe karşı bir şey istiyorum. I’d like something for a cold / a cough. Ayd layk samting for e kold / e kof.
Güneş çarpması. Sunburn Sanbörn.
Böcek sokması Insect bites İnsekt bayts.
Yol tutması Travel sickness Trevıl siknıs.
Hazımsızlık An upset stomach En apset stomek
Migren A headache / a migraine E hedeyk / e mireyn.
Ne zaman geleyim? When should I come back? Ven şud ay keym bek?
Ağrı kesici A pain killer E peyn kilır.
Hemen bir doktor lazım Get a doctor, quick! Get e daktır, kuvik.
Muayene saatleri nedir? What are the opening hours? Vat ar dı opıning havurs?
Doktor buraya gelip beni görebilir mi? Can the doctor come and see me here? Ken dı daktır keym end si mi hiyır ?
Tıbbi personel Medical staff Medikıl stef.
Sağlık ocağı The health care centre. Dı helt keyr sentır.
Hasta The patient Dı peşınt.
Ameliyat The surgical operation Dı sörcikıl apıreyşın.
Kendimi yorgun / hasta hissediyorum. I feel weak / I feel dizzy / sick Ay fiıl vik / fiıl dizi / sik.
Kustum I threw up Ay trüv ap.
Ateşim var I have a fever Ay hev e fivır.
Nereniz ağrıyor? Where does it hurt? Ver daz it hört?
Buram / şuram ağrıyor I’m aching here/ there Aym aşing hiıyr/ der.
Sırtım / başım / midem ağrıyor I have a sore back / a headache / a stomach. Ay hev e şor bek / e heydeyç / e stomek..
Burada ağrı var mı? Does it hurt here? Daz it hört hiyır?
Nasıl bir ağrı What kind of pain? Wat kaynd ov peyn?
Hafif / kötü Dull / sharp Dıvul/ şarp
Değişmeyen / artıp azalan Constant / on and off Kanstınt / on end ıv.
…. ye alerjim var I have an allergy to… Ay hev en alirci tu…
Hemofili hastasıyım I am haemophiliac Ay em hemofhilek
Ne zamandır ağrınız var How long have you had this pain? Hav long hev yu hed dis peyn?
Kısa zamandır / uzun zamandır For a short / long while For e şort / long vayl.
Sizi muayene edeceğim I need to examine you. Ay nid tu egzımayn yu.
Soyunun Undress to your under wear Andires tu yor andırviyır.
Şuraya uzanın lütfen. He down here, please Hi davn hiyır., pliyz.
Ağzınızı açın Open your mouth Opın yor moth.
Derin nefes alın Take a deep breath Teyk e dip breth.
Öksürün lütfen Cough, please Cogh, pliyz.
Tansiyonunuzu ölçeceğim. I’ll check your blood pressure Ayl çek yor blud prejur.
Nabzınızı ölçeceğim. I’ll take your heart beat Ayl teyk yor hörth biıt.
Romatizma Rheumatism Rumetizm.
Apandisit Appendicitis Ipendısits
Sistit Cystitis Sıstits.
Gastrit Gastritis Gestrits.
Ülser An ulcer En ülsır.
Grip Influenza İnfluenza
…. iltihabı Inflammation of… Anflamedeyşın ov.
Sarılık Jaundice Juyndis.
Kızamık The measles Dı miıslıs.
Soğuk algınlığı A cold E kold.
Hafif bir enfeksiyon A (minor) infection E maynor infekşın.
Güneş çarpması Sunstroke Sanstrok.
Yüksek ateş Hay fever Hay fivır.
Ateşinizi ölçeceğim I’ll take your temperature Ayl teyk yor tempricır.
Kendimi iyi hissetmiyorum I don’t feel well Ay dont fiıl vel.
Hastayım I’m sick Aym sik.
Güneş çarpması Sunburn Sanbörn.
Kesik A cut E kat.
Yara A wound E vund.
Kramp Jambs Cemps.
Öksürük A cough E kogh.
Migren A headache E hiydiç
Astım Asthma Estım.
Hazımsızlık An upset stomach En apsekt stomek.
Boyun tutulması. A stiff neck E stif nek.
Tansiyon High blood pressure Hay blud prejur.
Çarpıntı Palpitations Palpıteyşın.
Bayıldı He has fainted Hi hez feyıntıd.
Kanaması var. She’s bleeding Şiyız blıiding.
Bir şey soktu. I’ve been stung. Ayv bin stank.
Ayak bileğim şişti. My ankle is swollen May ankıl iz svolın.
BOŞ ZAMAN
Müzeler ve tarihi yerler. Museums and historical places Müzıyum end historıkıl pleysız.
Tur düzenleniyor mu ? Are there any organised tours? Ar der eni orgınayzd turs?
Gezilebilecek birkaç yer söyler misiniz? Could you suggest some places of interest? Kuç yu saccest sam pleysız ov intırest?
En fazla kaç kişi katılıyor? What’s the maximum number of participants? Vats dı maksimum nambır of partisıpınts?
Yakında bir ….. var mı? Is there a… near here? İz der e …niyır hiyır?
…. saat kaçta başlıyor? What time does the…. start? Vat taym daz dı …start?
Kiliseyi ziyaret etmek istiyorum I’d like to visit the church Ayd layk tu vizıt dı çörç?
…den ne kadar uzaktayız? How far is….? Hav far iz…?
Yürüyerek gidebilir miyiz? Can we walk there? Ken vi volk der?
Atletizm Athletics Itletiks.
Basketbol Basketball Baskıtbol.
Futbol Soccer Sakır.
Dağcılık Mountain climbing Mavuntın klimb.
Yürüyüş Walking Volking.
Araba yarışı Car racing Kar recing.
Jimnastik Workout Vorkavt.
Tenis Tennis Tenis.
Bisiklet Cycling Saysling.
Yüzme Swimming Sviming.
Voleybol Volleyball Valıybol.
Sürf Sailing Seyling.
Paraşüt Parachuting Pıreşuting.
Avcılık Hunting Hanting.
Dans Dancing Densing.
Bu gölde / nehirde yüzebilir mi? Is the lake / river safe for swimming? İz dı leyk / rivır seyf for svıming?
Kumsal var mı? Is there a sandy beach? İz der e sendi biyç?
SORUNLAR
Arabam arıza yaptı. My car broke down. May kar brouk daun
Arıza nerede? Where’s the problem? Vhers dı problım?
Arızanın ne olduğunu bilmiyorum. I don’t know what the problem is. Ay dont nov vat dı problım iz.
Arabanız nerede? Where’s your car? Vhers yur kar?
En yakın tamirhane nerede? Where’s the nearest mechanic? Vhers dı niyrest mekenik?
Tamirhaneye bir telefon edebilir misiniz? Can you phone a mechanic? Ken yu foun e mekenik?
Bir kurtarma aracı gönderebilir misiniz? Can you send a wrecker? Ken yu sent ı reker?
Arabamı çekebilir misiniz? Can you pull my car? Ken yu pul may kar?
Bana yardım edebilir misiniz? Can you help me? Ken yu help mi?
Bana biraz benzin verebilir misiniz? Can you give me a little gas? Ken yu giv mi ı lidıl ges?
Arabamın plaka numarası ……… My plate number is … May pleyt nambır iz….
Bir kaza oldu. There was an accident. Dheyr vız en eksident.
Kaza nerede oldu? Where was the accident? Vheyr vıs dı eksident?
Efes’e yirmi kilometre mesafede. 20 km to Efes. Tventi kilometırs tu Efes.
Ölen var mı? Did anyone die? Did anivan day?
Hayır ölen yok ama iki yaralı var. No, nobody died but there are wounded. No, nobadi dayd bat dher ar vunded
Lütfen polise haber verin. Please call the police. Pliyz koğl dı poliys
En yakın telefon nerede? Where’s the nearest telephone? Vher iz dı nirest telefon?
Arkadaşım ağır yaralı. My friend is heavily hurt. May frend iz hevili hört.
Yaralıları kımıldatmayın. Don’t move the wounded. Dont muğv dı vundet
Adım Sedat ONAR. My name is Sedat ONAR. May neym iz Sedat ONAR.
Lütfen bana adınızı, adresinizi ve sigorta numaranızı verin. Please give me your name, address and insurance number. Pliz giv mi yur neym, adres ent inşurens nambır.
Arabam için çekme aracı gönderir misiniz? Can you send a wrecker for my car? Ken yu sent e reker for may kar?
Tanıklık yapar mısınız? Can you testify? Ken yu testifay?
En yakın Jandarma Karakolu nerede? Where’s the nearest gendarmarie station? Vher iz dı nirest cendırme steyşın?
Jandarmaya bir hırsızlığı bildirmek istiyorum. I want to report a robbery to the gendarmarie. Ay wont tu riport e robıri tu de cendırme.
Jandarmaya bir olayı bildirmek istiyorum. I want to report an incident to the gendarmarie. Ay wont tu riport en insident tu de cendırme.
Jandarmaya bir cinayeti bildirmek istiyorum. I want to report a murder to the gendarmarie. Ay wont tu riport e mördır tu de cendırme.
Cüzdanım çalındı. My wallet has been stolen. May volet hes biyn stolen.
Suçsuzum. I’m innocent. Aym innosent
Bunu araştıracağız. We are going to investigate this. Vi ar going tu investigeyt dis.
Kayıp ve hırsızlık. Losses and thefts Lozıs end tefts.
Pasaportumu kaybettim. I’ve lost my passport Ayv lost may pesport.
Dışarıda kaldım I’ve locked myself out Ayv lakıt mayself avt.
İmdat! Help! Help.
Sürgün Deportation Dıporteyşın.
Suçlu iadesi Extradition Ekstradişın.
Gözaltı Police custody Polis kastıdi.
Tutuklama Arrest Irrest.
Mahkemeler Courts Korts.
Savunma To defend oneself Tu dıfend van self.
Ayaklanma, grev Demos, strikes Dimos, strayks.
Doğal afetler Natural disaster Necurıl dizestır.
Yangın Fire / arson Fayr. Ersın.
Ölüm Death Ded.
Yaralı var mı? Any casualties? Eni kejultiyz.
Hareket etmeyin. Don’t move. Dont muv.
Hemen bir doktor / ambulans çağırın. Send for a doctor / an ambulance Send for e daktır / en embulens.
Onları arabadan çıkarmama yardımcı olun. Help me to get them out of the car Help mi tu ged dem avt ov dı kar.
Lütfen Jandarmayı çağırın Call the gendarmarie please Kol dı cendırme pliz.
Yardım eder misiniz kayboldum? Can you help me, lost? Ken yu help mi, lost.?
Kaza Accident Eksidınt.
Ambulans Ambulance Embülıns.
Yaralı Injured İnjurd.
Hasta Sick Sik.
Doktor Doctor Daktır.
Cinayet Murder Mördır.
İdam cezası Death penalty Didli penılti.
Hapis Imprisonment İmprisonmınt.
Narkotik kanunları Narcotics Nerkıtiks.
Tecavüz Rape Reyp.
Suç Offence/felony Ofıns/felıni.
Mahkum Convicted Kınviktıd.

Bir önceki yazımız olan Okulda Günlük İngilizce başlıklı makalemizde , ve hakkında bilgiler verilmektedir.

3 Cevaplar İngilizce konuşma Cümleleri , Türkçesi , İngilizcesi , Okunuşu

  1. ceren says:

    Ben bu siteye bayıldım

  2. yeliz says:

    ghfhfghtr

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir