I ile Başlayan İngilizce Deyimler

İngilizce Türkçe deyimler. Türkçe deyimlerin İngilizce karşılıkları. Günlük hayatta kullanılan tüm deyimler.

ingilizce-ögrenme-teknikleri

*

I

*

I don’t have time to turn around.
Başımı kaşıyacak zamanım yok.

If you can’t beat them, join them.
Bükemediğin/Isıramadığın eli öp, başına koy.

If you want a thing done well, do it yourself.
Kendi işini kendin gör.

If you would be well served, serve yourself.
Kendi işini kendin gör.

If the cap fits, wear it.
Yarası olan gocunur.

In a black mood
Keyifsiz, keyfi yerinde olmayan, karalar bağlamış

In a brown study
Dalmış, dalıp gitmiş, kara kara düşünen, Karadeniz’de gemileri batmış

In apple-pie order
Çok düzenli, yerli yerinde

In deep water
Zorda kalmış, sıkıntı çeken, dara düşmüş

In for a penny, in for a pound.
Battı balık yan gider.

In hot water
Başı dertte, başı belada, ayvayı yemiş, hapı yutmuş

In one’s element
Havasında, keyfi yerinde

In the air
a) (haber, bilgi) ortalıkta dolaşan
b) kararlaştırılmamış, havada kalmış, askıda, muallakta

In the altogether
Çırılçıplak

In the bag
Çantada keklik

In the balance
Belirsiz, askıda, karara bağlanmamış

In the country of the blind, the one-eyed man is king.
Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler.
Körler memleketinde şaşılar padişah olur.

In the black
Borçlu olmayan, düze çıkmış

In the pink
Sağlığı yerinde, turp gibi, bomba gibi

In the saddle
Görevi başında; ipler elinde

Into the bargain
Ayrıca, ek olarak, üstüne üstlük, üstelik, bir de

It is easy to be wise after the event.
Araba devrilince yol gösteren çok olur.

It never rains but it pours.
Aksilikler hep üst üste gelir.

Bir önceki yazımız olan G ile Başlayan İngilizce Deyimler başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İngilizce Deyimler ve Atasözleri. Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir